Yabancı Bir Dildir Sadece

Yabancı Bir Dildir Sadece

İsyan etmemek için Allah’ım
İsyan etmemek için çifter çifter çıkıyorum basamakları
Erçellik değil bu, of dememenin bir yolu sadece

Fazla geliyor, elimi kaldırsam
Cenin taklidi yapsam yerim dar
Sayın evren!
Söyleyin bana sizdeki yerimi
Bu eve sığamamam neden?

Nedenler dairesinde itiraz hakkımı kullanıyorum
Üç bunalma bir salon
Her bulduğum kapıdan girdim ben
Ne bir kilit gördüm anahtarına amade
Ne de dur diyen bir doğru oldu kapı önlerinde
-Tak tak!
-Kim o?
-Ben de onu merak ediyorum

İsyan edemiyorum Allah’ım
İsyan edemiyorum. Seni severim bilirsin
Basamakları çifter çifter çıkışımı mazur gör

Düşmez kalkmaz kim Malum
Nereden uzak olmalıysam
Hep orada oldum ben
Uzandım yere kabuk üstü
Yüzüm tavanda pres
Ben kendimi kandırmalarımla meşhurum
Ne işe yarıyorlarsa notalara da meylim hep ondan
Yedi zirzop kıçı tokmaklı
Ya ellerim
Ellerim ne halt ediyor?
Perküsyonik hareketlenmeler beklemiyorum sizden
Alın o tokmakları da işe yarayın
Vurun kafama rahatlasın herkes
Tutun bir çıkıntıyı çekin yukarı
Nereye doğru ya da ne doğru diye sormadan

Bir saksı düştü balkondan
Balkon evin hanesidir
Kanı yerde kalmaz elbet -kahve ve rengi
Faili meçhul diyor bir zabıta elinde telsizi
Koşuyorum nefes nefese odadan odaya
Odalar geliyor üstüme ve üzerime
Masanın üzerinde bir not
Not: seni sınıyorum
Yemeğe çağıran annem fazla
Uyandırana ise layık değilim
Bir de dalga geçen bıyıklar var burada
Lütfen beni anlayın
Sabırsızlık değil bu, taşmanın bir yolu sadece

Dur diyen bir yanlış var odada
İki doğuma sermaye
Çok biliyormuş ağam
Sözde kıdemliymiş, bundan banane
O devir geçti desem
O eskidendi desem
Desem ki ben de biliyorumdur belki desem
Yok, der, dur. çünkü
Kafa mermer Kuzey Atlantik Paktı
Ama demesem lafı sabrım feshediyor kontratı
Artık bonservisim elimdeyken dahi
Eve bağlı ayağım tam dört yerinden
Nerelere gidemediğimi bilsem
Dünyam olurdu. Şaşardım
-Tak tak!
-Kim o?
-Sabit

İsyan etmemek için Allah’ım
İsyan etmemek için bir merdiven göster bana
Yukarı çıkayım tüm aşağı doğrulardan
Bu yol nereye doğru
Ya da ne doğru bu yolda? -bilmeyeyim
Bir doğru mihenk taşı lazım bana
Bir de tüfenk bana doğru

-Melih Tuğtağ

Melih Tuğtağ

"Melih Tuğtağ'ın (nam-ı diğer muhtar'ın) hayattaki en büyük başarısı; İstanbul sınırları içerisinde doğarak, İstanbul'a yağan son büyük karın, onun olduğu bir dünyaya bir daha yağmak istememesinden dolayı; "son" olmasına sebep olmasıdır." Bu cümleden de anlaşılacağı üzere 80'lerin sonunda İstanbulda doğmuş, mühendis kafası, talim ve terbiyesi ile yetiştirilmiş bir yazarımsı, çizerimsidir Melih Tuğtağ. (kendinden 3 tekil şahısta bahsetmesi tamamen özgeçmiş formatının halt yemesidir) -iletişim: tugtagmelih@gmail.com

16 thoughts on “Yabancı Bir Dildir Sadece

  • 17/05/2012 at 16:04
    Permalink

    Ellerinize sağlık. Hatta bi’ daha sağlık…

    Reply
  • 26/05/2012 at 01:52
    Permalink

    bu şiir ellerini insanın içine daldırıp yüreğini sökebilir.ve bunu birdenbire yapabilir. mübalağa sevsem de böyle zamanlarda etmiyorum. yani ki, çok büyük sevdim.

    Reply
  • 30/07/2012 at 22:56
    Permalink

    kelimeler öyle güzel sıralanmış ki öyle güzel bir ahenk yaratmışsınız ki ellerinize sağlık ve kelimelerinize..

    Reply
    • 16/09/2012 at 15:53
      Permalink

      Şiir bu hacı abla tabi ki farklı olacak

      Reply
  • 27/08/2012 at 12:15
    Permalink

    ‎”ey tahtası eksiklerin tanrısı! ey tutunamayanların, ayağı kayanların, dili dolananların, duvara toslayanların, kafayı kıranların tanrısı!

    ey tanrım, kırkıncıkapıdayım!

    ey tanrım, kafam güzel! ey tanrım, isyanlardayım! ey tanrım bütün serkeşlerin günahını bana yaz ! bütün sarhoşların! bütün aşıkların!

    ey tanrım, gregor samsanın da sırtına saplanan elmanın da,erkan oğur’un da günahını bana yaz, neşet ertaş’ın, hüdai aksu’nun, mecnun’nun, müslüm’üm, tarsuslu abdülkerim’in, sabahat akkiraz’ın, urfalı tenekeci mahmut’un, dengbej şakiro’nun, roza eskenazi’nin, seyit çevik’in, sami kasap’ın, veremli kız’ın…

    sonra bütün şairlerin tanrım, bütün filozofların, sonra modigliani’nin, sonra klimt’in, sonra picasso’nun günahlarını. bütün bunları yaz tanrım, bana yaz, rahatlasın ruhum…”

    Reply
    • 27/08/2012 at 14:37
      Permalink

      ey tahtası eksiklerin toplandığı mekan, ey kapısı bol çalan zil, ey selim kardeşim, isimler arasında araya sıkıştım ne de güzel sıkıştım

      Reply
  • 16/09/2012 at 15:47
    Permalink

    son sözleri daha bir etkili olan şiirleri sevmişimdir zaten ya hu :)

    Reply
  • 02/02/2013 at 00:38
    Permalink

    Basamaklar falan çok hoş olmuş. Bitiş, yerli isyan, kızgınlık. Ben çok beğendim melihcim

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir