Şirpençe

Şirpençe

Kardeşlerim, bir ornitorenk gagasıyla
ezip, incitiyor gururumu1.
neslim tükenmekte
kalem2 dahi olmaz artık
bakkal kulak ardlarına.
iki kaşar üç tost içindir3
adam olana çok bile.
çocuğun olmaz4
aran kötüyse matematikle.
kaçmalı5 bazen köprü altlarına
iki dilim salam ekmekle.
ya da işemeli yanık duvarlara6
dereler trafiğe dik.
otobüsler7 geçiyor kara sularımdan
sularım tekerlerinde
sonuçsa bilindik8.
kafa sallayınca şoför
başlar podyuma paralı geçiş.
yürüyoruz arkadaki boşluklara9
tutacaklardan sallanarak.
el ele tutuşuyor maymunlar10
yüksek irtifada aşk başkadır11.
aman haltlık koyalım altına
yanmasın kamu malı
çarpmasın sonra bizi yasa12.
bazen de diyorum ki;
bir otomatik kapıya çarpsam
kırılsa çekiçörsüzengim
duraklarda13 dört elif miktarı beklerim
kalorifer petekleri14 temizlenir.
ama basmamalıydınız o duracak tuşuna.
şimdi otomatik15 kapılar çarpar bana.
Allah müsait yerleri ıslah etsin16.

-Melih Tuğtağ

—————————————-
[1] gurur, tüm kötülüklerin anasıdır. ana bacı karıştırmak yoktur taşralıkta. raconları sever, onlara iman ederiz.
[2] yanımdaki tek kalemin mürekkebi bitti o gün. yazacaklarım da çoktu esasında. “güzelsin, güzeliz, güldükçe daha güzelsin ve daha güzeliz” yazacaktım mesela ama dedim ya, yanımdaki tek kalemin mürekkebi bitti. ve merak etme tanrım mesajı aldım. ilk kırtasiyeye attım postumu. Kapitalizm bizi korusun.
[3] bu satır “efendimiz saçmalık” adlı makaleden alıntılanmıştır.
[4] “korkanın çocuğu olmaz” dedi okeye dönen adam. haklıydı vesselam.
[5]  kimi ne kadar sevdiğinizi düşündünüz mü hiç? Mesela ben öldürdüklerimi çok seviyorum. Rafadan bir yumurtayı… kafama düşen bir poleni… yüzümü düşüren bir anı… anımı piç bırakan bir dallamayı… ama en çok da kaçtığım sünnetimi seviyorum –keşke diğer sünnetlerden de kaçmasam-
[6] yıkılan yıkılır, kalan araziler bizimdir.
[7] otobüsler yalandır. onlar ki; giderler.
[8] intergenler Turgut Uyar’ı kötü emellerine alet ettiğindendir kendimi kurban edişim. evet, sırf unutulsun diye “efendimiz acemilik”, yazacağım makaledir “efendimiz saçmalık” coming soon –ecnebilere duyurulur. onlar da bilsin-
[9] bir boşluk öldürmeden, olmazsın insan.
[10] hazır olun üç dediğimde atlıyoruz ya da [3]’de dediğim.
[11] aşk, hep başkadır. Başkasına aşık olur insan. siz hiç kendine aşık olan insan gördünüz mü? –hayır hayır bayım. yanlışınız var. onlara egoist denir, narsist denir, hayınsın zalımsın denir, yerine göre küfür edilir- aşk benim kadrajımda hep başkasını çeker. kasım’da da başkadır, yüksekte de. alçakların ki ise bambaşkadır.
[12] nöbetçiler, tiz vurun şunların on ikilerini. sözüm yasamdır. yürütmemse hak.
[13] ölmeseydi Duchamp, bir de durak Fountain’i yapardı. anlaşırdık elbet. kırmazdı beni. bulurduk bir yolunu, sorarak şoförlere.
[14] 1.618033988749894…
[15] kumanda elimdeyken, kumandan benim. cunta da benim, conta da. alıcı da benim, ayarlar da. darbe de benim, dar gün de. iyi günde ve kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta kumanda ve otomatik çamaşır makinesi hep benim.
[16] bu şiirde adı geçmeyen kişi, kurum ve kuruluşlar tamamen gerçektir.

Melih Tuğtağ

"Melih Tuğtağ'ın (nam-ı diğer muhtar'ın) hayattaki en büyük başarısı; İstanbul sınırları içerisinde doğarak, İstanbul'a yağan son büyük karın, onun olduğu bir dünyaya bir daha yağmak istememesinden dolayı; "son" olmasına sebep olmasıdır." Bu cümleden de anlaşılacağı üzere 80'lerin sonunda İstanbulda doğmuş, mühendis kafası, talim ve terbiyesi ile yetiştirilmiş bir yazarımsı, çizerimsidir Melih Tuğtağ. (kendinden 3 tekil şahısta bahsetmesi tamamen özgeçmiş formatının halt yemesidir) -iletişim: tugtagmelih@gmail.com

30 thoughts on “Şirpençe

      • 26/11/2011 at 00:40
        Permalink

        mükemmel demedim zaten. mükemmel yakışmıyor dedim. herkes yakışanı giymeli :)

        Reply
        • 26/11/2011 at 00:45
          Permalink

          çok tatava yapma! özet geç: yıkıldı perdeler oldu mu virane? :)
          “söz ki, söylenir içre meyilli / o içr ki, men eder zikri. kimden menşeili”

          Reply
          • 26/11/2011 at 00:47
            Permalink

            “belki de aradığın huzur bir sonraki durakta, bilemezsin.” umberto eco.

  • 26/11/2011 at 16:20
    Permalink

    Standartların ötesinde şahane olmuş, ki zaten şiirde standartlaşmaya karşıyım. Olay “dökülmek”se böyle olmalı. “Yazan” nasıl isterse öyle yazmalı. Mühim olan okuyucuya duyguyu verip vermemesi. Bu güzide şiir de aslanlar gibi veriyor hakkını.

    Reply
  • 26/11/2011 at 18:20
    Permalink

    Güzel, güzel, çok güzel.(Ah Muhsin Ünlü) Bir Ah Muhsin Ünlü değilim elbette ama varsa eğer sözlerimin bir değeri, Ah Muhsin Ünlü’nün yaptığı iltifatın kat be katı fazlasını söyledim. Bilinsin, kayıtlara geçirilsin.

    Ah Muhsin Ünlü’ye;
    Eğer bu şiiri okuyup içinizden de olsa iltifat etmediyseniz, size hep tirenler çarpsın!

    Reply
    • 26/11/2011 at 19:40
      Permalink

      bunun üzerine şımarmamak için kendime yine aynı adamdan alıntı olarak şunu demeliyim galiba:
      “insan acizdir muhtaçtır çok artistlik yapmamalıdır” :)

      Reply
  • 26/11/2011 at 18:37
    Permalink

    Çok yaratıcı ve ironik ve doğal ve sapasağlam olmuş.

    Reply
  • 26/11/2011 at 18:58
    Permalink

    İlginç bir deneme olmuş, hele de açıklamalı kısım şiirden daha çok dikkat çekiyor. Bu kısmın, sen şiirinde daha da ustalaştıkça ortadan kalkacağını ve bunu/dizenin ne dediğini bulma işini okurlarına bırakacağını düşünüyorum.Hayatın sendeki izdüşümü, bilinçaltına yansıması şiirin. Bu, seni nerelere ulaştıracak merak ediyorum. Ellerine sağlık.

    Reply
    • 26/11/2011 at 19:45
      Permalink

      çok sağol efem. bu sefer için önceliğim dipnotlara ağırlık vermekti. en azından bunu başarabildiğime sevindim. umarım bir dahaki sefere hem dizelerde, hem de açıklamada aynı dikkat çekiciliği sağlayabilirim.

      Reply
  • 26/11/2011 at 23:58
    Permalink

    Bak bunu kaçırmışım ; eline sağlık okurken pek keyif aldım .Efenim sizi okudukça kaleminizden “dahaları” bekliyor insan :)

    *Şımartılması haktır.

    Reply
  • 27/11/2011 at 21:10
    Permalink

    Sevmeklerden hangisini beğensem, defalarca ve ayakta sevdim.. Otomatik kapı çarptı üstelik..bunu demesem olmaz, benim kalp çarpıntım var. Kalemin tükenmesin Melih C. Tükenme.

    Reply
    • 27/11/2011 at 21:13
      Permalink

      sayın Seher Bakkalçırağı; teşekkürlerimi sunar, kalbinize sağlık, bakkaliyenize marketler karşısında dayanıklılıklar diilerim.

      Reply
      • 27/11/2011 at 21:31
        Permalink

        Teşekkür eder ve dua ile giderim.

        Reply
  • 30/11/2011 at 16:02
    Permalink

    şiir mi, açıklaması mı daha eğlenceli karar veremedim. kullandığım eğlenceli sıfatı lütfen yanlış anlaşılmasın. yoksa ciddiyet ceketimi giyinip oyle okuyorum tüm eserlerinizi. sonra yavaş yavaş bir tebessüm yapışıyor dudaklarıma.. ne güzel yazıyorsunuz. hep yazın.

    Reply
    • 30/11/2011 at 16:14
      Permalink

      önünüzde ceketimi ilikleyerek eğiliyorum. saygılar, sevgiler, hürmetler…

      Reply
  • 02/12/2011 at 03:11
    Permalink

    Açıklama kısmı bile ayrı bir yazı konusu gerçekten. Bu arada bunu yazarken ne içtiysen aynısından istiyorum. Demli olsun.

    Reply
  • 02/12/2011 at 03:16
    Permalink

    Bu şiir ruhunda Şirpençe çıkanların olsun mu?

    Ornitorenk meselesine hiç girmiyorum. Saygılar sunuyorum.

    Reply
  • 02/12/2011 at 16:48
    Permalink

    bu şiir ruhunda şirpençe çıkanlara ve tüm sırtına elma saplananlara gelsin

    Reply
  • 24/02/2012 at 17:47
    Permalink

    Önce şiirle birlikte açıklamayı,sonra sadece şiiri ve sadece açıklamayı okudum .Ve hatta bir daha açıklamayı okudum . Tamam tamam birkaç sefer okudum. Gayet iyi.dipnot kısmı çok iyi. Özellikle şu kısmı: ” aşk benim kadrajımda hep başkasını çeker. kasım’da da başkadır, yüksekte de. alçakların ki ise bambaşkadır.”
    Ne diyeyim kaleminizin mürekkebi hiç bitmesin .
    NOT: Şiir bitince sadece ben mi ‘Amin’ dedim düşünmekteyim :)

    Reply
      • 24/02/2012 at 18:00
        Permalink

        “Allah müsait yerleri ıslah etsin” diyince insanın Amin diyesi geliyor :)

        Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir