Gecenin Karanlığında Alınan Merhametsiz Kararlar

Gece vakti,
hayatında atılması gereken yeni bir adımın sonuçlarını hesaplamaya çalışırken,
çok daha sağlıklı! kararlar alabilmek için,
cesurca davranabilmeyi ya da
daha doğru bir ifadeyle vicdanını yastık altı etmeyi ve
kalbine ceza verip onu küçük bir odaya kapatabilmeyi,
bu vakitlerde her şeyin karanlık bir örtüyle kaplanmış olmasına ve
bu örtünün altındaki zifiri karanlıkta
kimseyle göz göze gelmemeye bağlayabilirsin.
Gecenin koruması altında alacağın bu karar, bir başkasını üzse dahi
bir top karanlıktan kesip yaptığın maske sayesinde
kendinden utanmayabilir,
kendini kandırabilirsin.
Ayrıca geceleri çok da rahat ağlayabilirsin.
Sadece kendinlesin.
Ancak, ruhun, zihnin ve kalbinden oluşan
çok kafa çocuklarla başbaşa kalsan dâhi
eli yüzü düzgün, okumuş ve iyi giyinen yalanlar söyleyebilirsin.
Ben iki tane “hiçbir zaman” ile başlayan cümle alayım.
İçecek istemiyorum;
“Hiçbir zaman ağlamayacağım”
“Hiçbir zaman bırakmayacağım”
“Hiçbir zaman”lı cümlelerinin sonu
hiçbir zaman okunduğu gibi gerçekleşmemişti.
Gece o kadar koruyucu ki
Bundan dahi utanmayabilirsin.
Ağlamak fiiline geri dönecek olursak,
Bu zamansız sululukları,
Zamanında sana bakma gafletinde bulunmuş bir çift gözden akacak yaşlar için
adak olarak düşünebilir,
kendini kandırma yolunda, altında sıfır bir araba,
amansız bir yolculuğa çıkabilirsin.
Ayrıca bu riyakârlığını kârlı bir alışverişle elden çıkarabileceğini sanıp
kendini bir şölen havasında aldatabilir,
bir kese kahkahayı soytarılara bahşiş olarak verebilirsin.
Ancak,
bir adım sonra geride bir şeylerin kalacağını da bilmeli
Götürdüklerin sayesinde bazı şeylerin yerinde yeller eseceğini de
Belediyeye bildirmelisin.

Pardon,
Çok pardon,
Bir şeyleri acımasızca geride bırakmanın sebep ve sonuçlarını tartışmak ister misin?
Süremiz 5 dakika.

Sebepleri:

Yeni bir çift göz.
Kutusundan çıkarılıp birbirlerine monte edilen kullanılmış, işe yarar ve afili kelimeler.
Bu cilveli kelimelerle inşa edilen cümlelerin satın almak için nakit kullanacağı, sezon sonu olduğu için oldukça ucuz bir ilgi.
Nispeten daha güzel saçlar, parmakları kısaydı, çok sevilen Yeni Zelanda’ya götürebilecek kalınlıkta bir cüzdan.
Saçları da dökülüyordu zaten, o da öyle yapmıştı zamanında, uzun parmaklı erkekler çok hoş.
Karşısındakini sevmeyi değil, sevmeyi sevmek.
Müdahale, hiç dışarı çıkmıyoruz, uzun zamandır gitmek istediğim yerlere götürmüyor.
Olmayan para, iki işte çalışması gerekecek kadar gariban bir baba, 5 yıl.
Bir ilişki uzadığı zaman sonu gelmiyor.
Devlet eliyle meşrulaştırma; askerliği de duruyor.
Bana hiç hediye almıyor, olamayan para.
Onun arabası var, olan para.

Sonuçları:

-Mikrofonu al-

Durmaksızın bir başkasını sevebilen! biraz kısa, hafif toplu bir kalp.
Başkalarına karşı etiket fiyatı üzerinden sürekli indirim yapmaya alışmış ucuz bir hayat.

-Mikrofonu yanındakine uzat –

Canına kastedilmiş, soluğu, atmamakta ve hissetmemekte almış bir kalp.
Cengiz Han’ın dâhi ağzını açık bırakacak, yağmalanmış bir hayat

-Mikrofonu kapat-

Atlatırsın umarım.
Şiddetiyle yanakları önüne katıp dudak kenarına verimli delta ovaları inşâ eden gözyaşları.
Senin için hep dua edeceğim.
Verimli ovaların üzerlerine yük olup, açılmasına engel olduğu dudaklar.
Daha iyilerine…
İçe kıvrılarak ellerinin yumruk yapmasına yardım eden kısa parmaklar.
Yatak, cenin pozisyonu; bu sefer doğumu değil ölümü bekler şekilde.
Dünya haritasının karşısına geçip bakılan bir küçük ada; Yeni Zelanda.
İki elin arasında yaşamaya başlayan bir kafa.
Bir kere oturalım lüften.
Ruhdışına iltica eden gurur, kalpdışına tehcire zorlanan onur.
Hayır mı?
Uyurken ayakta hazır kıta bekleyen, atılan mesajlara cevap gelebilme ihtimalini üzerine giymiş bir adet göz, uyuyabilmek için kendini sıkmaktan acı çeken bir diğer göz.
Gelmeyen mesajlar, buraya kadarmış.
İstemeye istemeye kapıdan içeri sokulan kabullenme hâli, içerden çıkmak istemeyen ve Sürekli kabullenme ile kavga eden reddetme hâli.
Uçurumun kenarında bir ahvâl.
İçli bir nağme duyduğunda bitkisel hayata giren bir gönül.
Her sabah uyanmaya mâhkum gözler.

Adını soyadını yazdın mı?
Sınıfını da yaz.
Son kez kontrol etmeyi de unutma.
Bir hayatı daha bitirdiysen çıkabilirsin.

4 thoughts on “Gecenin Karanlığında Alınan Merhametsiz Kararlar

  • 24/10/2012 at 20:39
    Permalink

    “Nispeten daha güzel saçlar, parmakları kısaydı, çok sevilen Yeni Zelanda’ya götürebilecek kalınlıkta bir cüzdan.
    Saçları da dökülüyordu zaten, o da öyle yapmıştı zamanında, uzun parmaklı erkekler çok hoş.
    Karşısındakini sevmeyi değil, sevmeyi sevmek.
    Müdahale, hiç dışarı çıkmıyoruz, uzun zamandır gitmek istediğim yerlere götürmüyor.
    Olmayan para, iki işte çalışması gerekecek kadar gariban bir baba, 5 yıl.
    Bir ilişki uzadığı zaman sonu gelmiyor.
    Devlet eliyle meşrulaştırma; askerliği de duruyor.
    Bana hiç hediye almıyor, olamayan para.
    Onun arabası var, olan para.”

    ***
    :)

    Reply
  • 01/11/2012 at 12:39
    Permalink

    Teşekkür ederim. Bilal Habeş Evran ile irtibata geçebilirsiniz.

    Reply
  • Pingback: Gecenin Karanlığında Alınan Merhametsiz Kararlar | afrasiyab

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir