Dikey Uzanıklık

 

Dikey Uzanıklık

gül dalında bülbülü vurulmuş bir hece taşı uzanıyor
-yatay değil, dikey uzanıklık
gözleri açık, A’sı kopuk
tok sesi Ruh’a dönük
dünyayı hiç özlememiş olduğundan bahsediyor
ve onları

NEYSE !

cümleye sondan başlıyor
kağıda en kırışık yanından
hoş kelamına nereden başladığı bilinmiyor
‘sus kuşları’na nereden ekmek attığı bilinmediği gibi
burada adalet var
biraz !

her şey bir bir uzaklaşıyor ondan
yılan sesleri duyulacak kadar
ki çocukadamların uzağındadır yılan sesleri
maaş kuyrukları
lotaryalar
geceye kalmış inşaatlar
çimento torbaları
ekmek tatlıları
inanmazsınız takunya sesleri bile
uzaklaşıyor ardına bakmadan
tek tek ve tak tuk şeklinde
gülesimiz o kadar kaçmış ki
tepkisiz kalıyoruz
tak takunya seslerine bile
-uzak.

rezonans kanunu biz seni kaç zamandır anmıyoruz
kusurumuz ol
en çok bugün görelim seni
ezber sistemini kökünden kazıyalım gitsin
bizim devrimimiz de bu olsun
alnımıza yazılmasın
aklımızda dursun
o zahmet etmesin
biz gözlerimizden okuyalım aklımızı.
-bu ‘’göz yanması’’ demektir.
ellerini kaldır göz kepenklerinden
bak iki karga uçuyor gögüs kafesimizden
biri sesli, biri suslu
biz öyle seviniyoruz
bak işte buna erinmiyoruz
salıveriyoruz kendimizi başımızdan aşağı
(bizim atlayacak damımız yok da)
kargalar çoktan göçmüş gitmiş oluyorlar
iki karga kara ne kadar giderse
o kadar gidiyorlar bir aydın karaya
-görünmüştür!

arkalarından bakmadan konuşuyoruz
dedikodumuz görsel şölene dönmesin
lafımız koyduğumuz yerde dursun diye
diyoruz ki :
(yüzümüz yüzümüze dönük. hala! aman ha!)
daha ne kadar güzelleşebilir ki herkesin çirkini
çevirmeli bir el fenerini nereye kadar çevirebilir hain bir el
iş çevirmeden (soru i mi?)

NEYSE !

şimdilerde en değerli çeyiz sandığım
üstünde kalemden gemiler yüzdürdüğüm bu şiir müzesidir
eskidikçe kalır
girişler çıkışlardan daha ücretsizdir
ölmezdir bazı deyişler
buraya ‘’NEYSE’’ diyemeyiz
bazı şeylere gereğinden fazla ehemmiyet göstermeliyiz.

-neylere?
-NEYLERE İSE!

şimdi ”çocuk Ömer” bir balığın gözüne düştü
dokunmayın deniz içi balıklarının gözüne
dedimdi size ‘’çocuk Ömer’’ bir balığın gözüne düştü
içimin sandıklı barakalarına bir boşluk bırakıldı
bu vakayla birlikte.
gülle kadar ağır ve dirayetli
pamuk kadar mühimdir
dursun!
ama şuracıkta bir yumru var
çok sular döktüm, gitmiyor
aynaya göstersem anlar mı?
güzel bulması şart değil.

-Seher A. Kutluksaman

Seher Kutluksaman

Kaldırımlar oturmak içindir. Kulak arkası kalemleriniz eksik olmasın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir