Benim Jeriko’m

Benim Jeriko’m

Bir uyku, bir uyanıklık, bir hâlet…
Yürüdüm
Gül ektiğim çöllerde yandı ayaklarım
Yürüdüm
Afsunlar büyüledi gözlerimi
Nehirlerden geçtim içmedim suyunu
Dizlerim tükenirken dermansızlıktan
Maşuka’ma giden yolda
Arz-ı Mev’ud’uma
Bir sur dikildi karşıma
Uçsuz bucaksız
“Hey, sen, zavallı Adem, beni ezmeden geçemezsin!” der gibi
Kül renkli burçları kaşlarını çattı
Bildim, Jeriko’ydu o

Bir dua, bir iklim, bir teheccüd vakti…
Öğretmişti bizlere
Duvarların başmisafiri
Sayfaları açılmazdı mecbur kalınmadıkça
İlk emri “Oku” olan o kitap
İrfanıyla demişti
Surları bir tek dualar yıkabilir
Rabb diledikçe olur her şey
Dikildim karşısına kıyam durdum
Sarı kumlarını seccade belledim yeryüzünün
Her Fatiha’m, boşluktan gelen “Amin!”
Nidalarıyla yankılandı
Güneş, yıldızları kovaladı
Yıldızlar güneşleri
Zamanı gelmişti bilmemin
Jeriko
Bendim
Ben
Jeriko’mdum.

Bir gece, bir meydan, bir uğultu…
Rüzgar yaladı saçlarımı
Dudaklarım kurudu
Sabır taşmaları nehirler gibi bendime vurdu
Dinmedim
Dinlemedim
Bekledim
Ellerim yeşerdi
Ağaç dalları gibi göğe uzanmaktan
Ayaklarım toprağa gömüldü
Tam bitmek üzereyken benim vaktim
Surlar gümbürdedi
Kibirli burçlar korkunç çığlıklar attılar
Kulaklarımdan akan kan yüzümü boyadı
Gözyaşlarım kurumuş, ağlayamadım
Yandı gözlerim karanlıktı vakit
Ben yandıkça, Jericho bağırdı
Uzandım
Öptüm yanaklarından
Surların
Dayanamadım
Uzattım diğer yanağına
Yıkıldım
Jericho’m gibi

– Bilâl Habeş Evran

Bilal Habeş Evran

Sinema üzerine birşeyler karalama gayretinde bir adem. Bol okur, gereksiz düşünür. Sessiz, sakin, soğuk bir karakter. İşbu sitenin editörü yani bir nevi hizmetçisi. Şimdilik bu kadar.

6 thoughts on “Benim Jeriko’m

  • 22/05/2012 at 12:29
    Permalink

    okumamıştım, ben daha çok, musa (as)’ın yahudileri filistine götürürken karşılarına çıkan jeriko’dan yola çıkarak yazdım.

    Reply
  • 25/05/2012 at 00:35
    Permalink

    ahh biraz da bende şairlik olsaydı da bu şiire övgüyü bir iki mısrayla yazabilseydim:) ne diyorduk şairlere “yüreğine sağlık” :)

    Reply
  • 25/05/2012 at 16:48
    Permalink

    Serde şairlik yok bende, arkadaşlara özenip karalıyorum birşeyler. İltifatların için teşekkür ederim. Belki sende şairlik damarı vardır, bilinmez, bakarsın güzel şeyler çıkar kaleminden. :)

    Ne diyorduk güzel görenlere “yüreğine sağlık” :)

    Reply
  • 26/05/2012 at 02:05
    Permalink

    Baştan sona ”güzel” ama ”dize kayırmaca yok” demezsen üçüncü bölüm ayrı güzel. Acı kahve gibi. tadı damakta, telvesi yürekte. diline, kuşçu yüreğine sağlık.

    Reply
  • 28/05/2012 at 17:34
    Permalink

    Teşekkür ederim Bakkaliye. Dize kayırabilirsin, ben yazarken de okurken de beğenmedim, baştan söyleyeyim. :)
    Okuyup beğenen güzel yüreğine sağlık.

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir