Âh Eskici


Kin tutuyor beni
Yavıncıyor göğsümde bir vaşağın vicdanı
Kırılganlık takılıyor gözlerime
Kulaklarımda uğultunun hıncı
Aşkla devlet işleri birbirine karışıyor
Boşluk her yerde aynı boşluk çoğalıyor
Tüm sözler aynı anlama geldiği gün
Kalpazan kalbe muhtaç oluyor
Yangın oluyor bir yerde yangına gidilip
Kimi ağlıyor, kimi ısınıp şad oluyor

Biliyor musun manipülasyon akıyor damarlarında
Hafta sonları da mutluluk getirmiyor
Ateşle karşılık veriyorum
Tüm teslim ol çağrılarına
Aşkın
Tiryakiden sual olunan ateşin sebebi
Hikmetinde gizlenmiş duruyor bir divanın
Mukadderat sırtını dönüyor
Duvardaki levhaya
Meydanlar boşalıyor betondan koyaklara
Bir kez daha sona yaklaşılıyor
Bir mecburi istikametin
Mecburiyet döşeli sokaklarında

Ağızlara çalınan bir parmak bal
Artık fazla oluyor
Serçe parmağımı daha çok seviyorum
O bana daha çok benziyor
Tüm saygım yitiyor kaygı duruşlarında
Şiir oturuyor göğsümün orta yerine
Kuruyan yaralara bir zahmet
Boşanıyor her gün bir çift zincirlerinden
Sonra masumlar vuruluyor
Masumiyetlerini korusunlar için
Söyleniveriyor imtina edilen sözler bir çırpıda
Yaşanıyor an

Kendimden öc alır gibi yaşıyorum ben
Tüm arananlar listelerinin en başında
Yazıyorum adımı ayaklar altına
Diri ele geçiriliyorum tüm operasyonların ardından
Ecelin bile hatrı sayılmıyor
Tüm yeşil ışıkları ardımda bırakarak
Yürüyorum
Bazı şeyler, diyorum
Bilirsin, eminsindir, şüphesiz
İspata gelince çaresiz

Ne çok bir var, ne çok bazen, ne çok hep, herkes
Sevmek hafifletmiyor hiçbir suçumu
İyiniyet de öyle kesinkes
Hüzün bir nokta iken onu zaman çoğaltıyor
Ve an
İmha kılavuzu oluyor sözlerin
Ceplerimde hüzün unutuyorum
Leblebi yerine mutantan
Tüm konuşmalar suçlu ilan edilmemle son buluyor.

Elimden başka bir şey gelmiyor
Hiç bir şeyden başka
Gök yarılsa da içine girsem diye bakıyorum göğe
Öfke beyin damarlarımda
Koşturan vahşi bir at
Ölümdür artık aşk ile beklenecek
Gerisi teferruat
Eksik kalan beddualar alıyorum, ilençler, ahlar
Yerine mandallar, leğenler ve mendiller
Kavramların içini kendim dolduruyorum
Ölüm geliyor, söz bitiyor.

Artık ne söylesen eksik
Şimdi
Kelepçelenmiş bir polis gibi çaresizim
Topallayan turnaları trenlere dolduruyorum
Yüzeyazıyorlar tenimde mukim
Doksandokuz yarayı
Dünyaya bir kefen almaya geldim
Gözyaşını göze alamıyorum
Tüm bunlar olurken
Herkes biyerlere yetişmeye çalışıyor
Kimse dönüp görmüyor
Kimse dönüp ölmüyor
Kimse dönüp sevmiyor.

 

Murat Özel

Murat Özel

Ne zaman doğduğumla alakalı alimler ihtilafa düşse de, reenkarnasyona inanmam. Sadece tabancaları(namlusu bana dönükse) severim. Yanlış anlaşılmaya, anlatmaya, daha uzun yaşamanın sırlarına karşıyım. Bir de kişisel gelişime. Hayatta en çok sevdiğim söz de Ah Muhsin Ünlü'nün sözüdür: "insan acizdir, muhtaçtır; fazla artistlik yapmamalıdır" Yeni bir şey olursa söylerim.

6 thoughts on “Âh Eskici

  • 11/01/2012 at 00:30
    Permalink

    Her kıtasında bir parıltı, parıltılı bir buğu var bu şiirin…

    Reply
  • 13/01/2012 at 18:29
    Permalink

    çok fazla ismet özel taklidi olduğu belli etkilenmenin de ötesi taklit aşamasında daha ama iyi şiirler de taklitle başlar derler

    Reply
  • 14/01/2012 at 13:00
    Permalink

    ___________

    Yayınlanmış en ‘koma’ Özel Murat şiiri.

    Selam ederim.

    ___________

    Reply
  • 14/01/2012 at 16:46
    Permalink

    “Dünyaya bir kefen almaya geldim” dizesi can alıcı, hayatın ne güzel bir özeti… Güzel şiir.

    Reply
  • 18/01/2012 at 00:25
    Permalink

    içinden tren geçen şiirler güzeldir
    kelimeler yere düşer ve onları şair toplar.

    eyvallah.

    Reply
  • 07/10/2012 at 22:20
    Permalink

    Herkes biyerlere yetişmeye çalışıyor
    Kimse dönüp görmüyor
    Kimse dönüp ölmüyor
    Kimse dönüp sevmiyor
    yeni keşfettim şiirinde hakkını veriyor,,, ah muhsin ünlü’yle bağlantılı konuşması da ayrı hoş…

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir